TÜRKİYE'DE EKOTURİZM
TÜRKİYE'DE EKOTURİZM


Turizm Türkiye'deki en önemli sektörlerden biridir. Son 20 yılda Türkiye özellikle yabancı ziyaretçiler için önemli bir turizm destinasyonu haline gelmiştir. 2014 yılında Türkiye'yi 41,4 milyon kişi ziyaret etmiştir. Türkiye'nin en önemli çekiciliği deniz-kum-güneş destinasyonları olsa da Türkiye çok eski bir tarihe, zengin bir kültüre ve önemli bir ekoturizm potansiyeline sahiptir. Türkiye ekoturizm bakımından güçlü yönlere sahiptir.  Bu güçlü yönler şunlardır; eşsiz bir doğal çevre, zengin kültürel ve arkeolojik kaynaklar, leziz bir mutfak, doğal çevre ile uyumlu konaklama imkanları, iyi bir iklim, geleneksel el sanatları ve otantik hediyelik eşyalar, misafirperver yerel halk. 

Sahip olduğu biyolojik çeşitlilik Türkiye'nin ekoturizm açısından değerini arttırmaktadır. Türkiye'deki orman ekosistemleri ekoturizm aktiviteleri için kullanılabilecek en önemli alanlardır. Türkiye'nin % 27.6'sı ormanlarla kaplıdır. Bu ormanların %93'ü doğal ormanlardan oluşmaktadır. Türkiye ormanlarında 76 tanesi endemik olmak üzere 564 çeşit ağaç yetişmektedir. Zengin bir floraya sahip olan Türkiye'de 9.300 çeşit bitki bulunmaktadır. Bu bitkilerin 1/3'ünün endemik bitkiler (3000 tür) oluşturmaktadır.

Anadolu yarımadası 40.000 hayvan türüne ev sahipliği yapmaktadır.  Günümüzde dağlar ve milli parklar hala daha boz ayıların, yaban domuzlarının, vaşakların, kurtların, dağ keçilerinin, mandaların, çok az rastlansa da Anadolu leoparının ve 400'ün üzerinde kuş türünün doğal yaşam alanıdır. Türkiye önemli kuş göç yolları üzerinde bulunan bir ülkedir. Türkiye'de yaşayan ve göç zamanlarında Türkiye'de gözlemlenebilen kuş türü sayısı 456'dır. 

Türkiye'de ekoturizm aktivitelerinin önemli bir kısmı milli parklar, kıyılar ve arkeolojik alanlarda yoğunlaşmıştır. Türkiye'de 40 adet milli park, 32 adet doğa koruma alanı, 22 adet doğal park, 16 adet özel çevre koruma alanı, 144 önemli bitki alanı, 1 biyosfer rezerv alanı bulunmaktadır. Türkiye'de bulunan 35 alan alanda yetişen ve tehlike altında bulunan flora ve fauna elemanları nedeniyle koruma altındadır. Bütün bu alanlar, Türkiye'deki bozulmamış doğal yaşamı tecrübe etmek isteyen ekoturistler için önemli alanlardır. Türkiye ekoturistler için trekking, hiking, kanyon yürüyüşü, kuş gözlemciliği ve kampçılık gibi pek çok ekoturizm imkanları sunmaktadır. 


Rahatlamak isteyen ziyaretçiler doğanın kalbinde hiking, trekking, gibi çok çeşitli faaliyetlere katılabilirler. Türkiye'de çok sayıda doğa ile dost ziyaretçilerin doğal güzellikler içerisinde yürüyüş yapabilecekleri işaretlenmiş yollar bulunmaktadır. Örneğin; Batı Karadeniz Bölümünde yerel yönetimler tarafından işaretlenmiş altı adet bölgesel rota bulunmaktadır. Bu rotaların 2529 kilometresi yürüyüş, 1124 kilometresi ise dağ bisijkleti rotasıdır. Bu rotalar arasında bulunan ve sahip olduğu eşsiz vejetasyon ve vahşi yaşam nedeniyle bölgedeki en önemli ekoturizm destinasyonu olan Küre Dağlari Milli Parkı (KDMP) yılda 20.000 kişi tarafından ziyaret edilmektedir. KDMP Dünya Vahşi Yaşam Fonu'nun (WWF) öncelikli koruma alanlarından biridir. KDMP Türkiye'deki ilk PanPark alanıdır. Sahip olduğu çok çeşitli anıt ağaçlar, derin vadiler ve nehirler nedeniyle WWF tarafından Avrupa'da korunması gereken 100 sıcak noktadan biri olarak kabul edilen Yenice Ormanları, ikinci en önemli ekoturizm alanıdır. Yenice yılda 5000 turist ağırlamaktadır. Ülkemizde bulunan Likya yolu, Karya Yolu, Aziz Paul yolu, Frig yolu, Evliya Çelebi yolu, Hitit yolu, Kaçkar Dağları, Sultanlar yolu, Ağrı Dağı yolları, Kapadokya gibi kısa ve uzun mesafeli yürüyüş rotaları, turistlere vahşi yaşamı, geleneksel kültürü ve tarihi alanları (kaleler, camiler, kiliseler, köprüler v.b.) keşfetme imkanı sunmaktadır.  Daha fazla bilgi için http://cultureroutesinturkey.com/   sayfayı ziyaret edebilirsiniz. 

Kanyon geçişi Türkiye'de yapılabilecek en önemli ikinci ekoturizm aktivitesidir. Türkiye  akarsular tarafından milyonlarca yılda açılan pek çok kanyona ev sahipliği yapmaktadır. Ziyaretçiler Türkiye'nin saklı cennetleri olan kanyonlarını keşfedebilir, kanyon içindeki temiz ve serin göllere atlayabilir, şelalelerden iple inebilir ve gizli vadileri keşfedebilir. Akdağ Tokalı Kanyonu, Aydos Kanyonu, Kelebekler Vadisi, Çatak Kanyonu, Çoruh Vadisi, Ersizlerdere Kanyonu, Göksu Kanyonu, Göynük Kanyonu, Horma Kanyonu, Ihlara Vadisi, İncekaya Kanyonu, Kaputaş Kanyonu, Karanlık Kanyon, Kirpe Kanyonu, Köprülü Kanyon, Saklıkent, Ulubey Kanyonu, Valla Kanyonu, Yazılıkanyon macerayı ve yüksek enerji gerektiren açıkhava aktivitelerini seven ekoturistlerin görmesi gereken kaynaklardır. 12 km uzunluktaki KDMP sınırları içerisinde yer alan
Valla Kanyonu Batı Karadeniz'de bulunan en maceralı ve riskli kanyondur.

Türkiye kuş gözlemciliği için en uygun alanlardan biridir. Türkiye kuşların göç yolları üzerinde bulunan bir ülkedir ve 400'ün üzerinde kuşa ev sahipliği yapmaktadır. Ornitologlar Türkiye'de 502 kuş türü tespit etmişlerdir. Bu türlerden 437'si yaygın olarak bulunmaktadır. Türkiye'de 14 alan (Sultan Sazlığı, Manyas Gölü, Seyfe, Burdur Gölü, Göksu Deltası, Uluabat Gölü, Kızılırmak Deltası, Gediz Deltası, Akyatan Lagünü, Yumurtalık Lagünü, Meke Maarı, Kızören Obruğu, Kuyucuk Gölü, Nemrut Kalderası) Ramsar (Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar) alanı olarak belirlenmiştir.  Bu alanlardan 11 tanesi Önemli Kuş Alanıdır (ÖKA). Türkiye'nin yüzlerce kuşun kuluçkaya yattığı Seyfe Gölü, Tuz Gölü, Menderes Deltası, Kuş Cenneti, Gediz Deltası, Kızılırmak Deltası, Meriç Deltası, Uluabat Gölü, Göksu Deltası, Manyas Gölü, Sultan Sazlığı,  Beyşehir Göllü gibi sulak alanları kuş gözlemciliği için tercih edilen en önemli alanlardır. Kaçkar, Küre ve Ilgaz Dağları ziyaretçilerine kuş gözlemciliği açısından unutulmaz tecrübeler sunmaktadır. 

Bitki gözlemciliği için Türkiye'de özellikle ormanlık alanlar, milli parklar ve yaylalar gibi pek çok alan bulunmaktadır. Kazdağları, Toros Dağları, Hatila Vadisi Milli Parkı, Camili-Gorgit Doğa Koruma Alanı, Küre Dağları Milli Parkı, Ilgaz Dağları Milli Parkı, Kaçkar Dağları, Honaz Dağı Milli Parkı, Yenice ormanları, Çoruh Vadisi, Düzce yaylaları, Abant Gölü ve Sarıkum Gölü bitki gözlemciliği için zengin endemik türler ile nadir bulunan bitki türlerine ev sahipliği yapmaktadır.

Türkiye'de büyük gelişme potansiyeline sahip olan bir diğer ekoturizm türü ise ekolojik çiftlik turizmidir. Ziyaretçiler kırsal alanlarda Türkiye'nin organik / ekolojik tarımsal faaliyetlerini tecrübe edebilirler. Buğday Derneği'nin Ekolojik Çiftliklerde Tarım ve Gönüllü Bilgi, Tecrübe Takası projesi kapsamında oluşturulan ve Türkiye'nin yedi bölgesinde bulunan 87 Tatuta çiftliğinde ziyaretçiler eğitim seminerlerine, farklı faaliyetlere ve çalıştaya katılmaktadırlar.  Ziyaretçiler çiftliklerde permakültürden peynir, reçel ve ekmek yapımına kadar pek çok etkinliğe katılabilmektedirler.

Kültür ve Turizm Bakanlığı doğal çevre için zararlı olamayan alternatif turizm türlerini geliştirmeye çalışmaktadır. Türkiye 2023 Turizm Stratejisi'ne göre Türkiye'de ekoturizmin temel amacı ülkenin doğal, kültürel, tarihi ve coğrafik kaynaklarını insanların yararlı olarak kullanmalarını sağlayacak şekilde teşvik etmektir.